Samsun Haberim | Samsun Haber

Kadın aklı – Kadın haklı

Halil Boz'un köşe yazısı: 'Kadın aklı-Kadın haklı'

Kadın aklı – Kadın haklı
166 views
27 Aralık 2019 - 3:05
Kanal Nok

Ademle  elmayı  yedikten sonra,
Günümüze kadar  onsuz  olamadığımız  kadınları yaşamaları  için,
Ayakları üzerinde  durabilmeleri için,
Yarınlarını kurabilmeleri için,
Kendi kararlarını kendileri verebilmeleri için bile serbest bırakmadık.
Barışta  da, savaşta  da  hep  yanı başımızda olan kadınlar;
Kendilerinin  başlatmadığı ,
Sebep olmadığı Savaş alanlarında,
İşgal  altında  hakaretlerin  her çeşidine  uğramışlardır.
Kadın demek;  sevgi demek,
Adalet demek
Güzel demek, güzellikler demek.
İş demek.Aş  demek. huzur demek.
Kadın demek; insan olmak demek, insan neslinin  devamı demek.
İş alanlarının hepsinde başarılı insan demek.
Kadın demek  kısaca  her şey  demek !
Ancak  kadınlarımız  acaba  bütün bunların neresinde ?
Yüzlerce yıl önce yönetim toplantısında söz  sahibi olan,
Ve hatta   Cengiz  Han’ın dediği gibi “Ben  sizin HAN’ınızım. Bu da benim  HAN’ım “  diyerek   önemini  vurguladığı  o kadınların nesli mi kurudu ?
Aradan yüz yıllar geçti. “OSMANLI’da  kadının  adı yok.
Erkekler sayıldı.
Atlar sayıldı.
Kadınlar sayılmadı.
Şairin dediği gibi  “ öküzümüzden  sonra “ sofrada  yer  buldu.
Çağlardan günümüze verdikleri  çeşitli   mücadelelerle  kazanmaya çalıştıkları  haklarının  karşısında  “ODUN”   sessizliğinde ,“AYI “ duyarsızlığında  olanlar  hep  erkekler  olmuşlardır.
Her geçen gün yeni sapıklar,
Şaşkınlar
Ve  de bir şekilde kürsü, koltuk kapan kişiler,
Kadınların evden dışarıya çıkmaması için nasihatlerde bulunmaktadır.
Kadınların sokakta konuşmasını,
Gülmesini,
Gezmesini engellemek çabası içine girmektedirler.
Kadınlar da bu duruma seyirci kalıp,
Onların vereceği kararı sabırla beklemektedir.
Bazı kadınlar ise o kararlara dünden razı görünmektedir.
Peygamberimizin “Cennet, annelerin ayakları altındadır.” Sözünden;
Sayıları her geçen gün artan,
Bir dediği diğerini tutmayan,
Üç beş tane keçi sakallının ”kadınları dövebilirsiniz”  nasihatleri  noktasına geldik.
Verdikleri akla ziyan  “fetvalar” arasından bir tanesi de; erkek, ölen eşiyle  6  saat  içerisinde  “cinsel  ilişkiye girilebilir”  açıklaması yer almaktadır.
Hatta aç kalan erkek karısını “parça  parça”  ve   gerektiğinde de  “hepsini  yiyebilir” Fetvası  da  yer almaktadır.
Kadının konumu, durumu  İslam  adı ile anılan ülkelerde hep  birbirine  benzer.
Yurt dışında olan bu açıklamalar, yarın yurt içinde olmayacak  mı ?
Mikrofonlu bazı sapık zihniyetler,“ okuyan”  değil, “dinleyen, itaat eden” nesil istemektedirler.
Biliyorlar ki  “kadın, öğrenirse öğretir. Toplum cahillikten kurtulur.”Gücünü sakalından alanların nasihatlarının etkisiyle kadınlar dört duvar arasında kapanmaya zorlanmaktadır.
Kuluçka makinesi  gibi olmayı kabullenmeye niyetlenen kadınların sayısı  da her geçen gün artmaktadır.
Kadınların, toplumun her alanında erkeklerden daha da başarılı olduklarını görmekteyiz.
Neden kendilerinin geleceği, yaşamı için erkeklerin karar vermelerine rıza gösterirler?
Erkeklerden sayıca  daha fazla  oldukları halde,  kendi  haklarında  alınacak kararlarda  neden söz sahibi  değiller  ?
Neden kadınlar, kendi düşüncelerini  hayata  geçirmeye çalışmazlar?Cumhuriyetle  birlikte,Ebedi  önderimiz ATATÜRK’ün sayesinde   kadınlar hayatın  her alanında haklarına kavuştular.Uluslararası başarılara imza attılar.
Kendilerine dayatmaya çalışılan “dört duvar arasında “ yaşamak için tercih kadınların  !Kabullenecekler  ve ya Reddedecekler.

Her hakkı saklıdır | Nok Medya Grubu